YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Turları
16 Aralık 2017 tarihinde eklendi

Osmanlı’nın Son Deniz Başarısı İmroz Deniz Savaşı (16 Aralık 1912)

Balkan Savaşları Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa topraklarının neredeyse tamamına yakınını kaybettiği savaşlar olmakla birlikte yaşanan göçler, hastalıklar, eziyetler nedeniyle de imparatorluk için tam bir yıkım oldu. Yenilgi ve hemen başkentin yanı başında yaşanan drama imparatorluğun çaresiz kalması ve kendi iç siyasal çekişmelere gücünü harcaması halkı ve askerleri tam bir ruhsal çöküntüye sürükledi. 29 Ekim’de Gazi Ahmet Muhtar Paşa sadrazamlıktan istifa etti ve yerine Kâmil Paşa getirildi. Yunanlılar Osmanlı donanmasının Çanakkale Boğazını geçmesini engellemek amacıyla boğazı abluka altına aldılar. Sıra ile 22 Ekim’de Limni, 31 Ekim’de İmroz ve Taşoz, 4 Kasım’da Sakız, 7 Kasım’da Bozcaada Yunanlıların eline geçti. Bulgarların Trakya’da ilerlemeleri üzerine Barbaros zırhlısı, Yarhisar muhribi ve Demirhisar torpidobotu Silivri’ye, Numune-i Hamiyyet muhribi Midye’ye, Asar-ı Tevfik zırhlısı da Tekirdağ’a gönderildi. 30 Kasımda Başkomutanlık Vekâleti Kuva-yı Mürettebe Komutanlığı’nın isteği doğrultusunda savaş gemilerinden oluşan bir filoyu Çanakkale’ye gönderdi. 7 Aralık’ta Donanma Komutan Vekili Albay Tahir Bey görevinden alınarak yerine yardımcısı Albay Ramiz Bey atandı. Yeni göreve atanan Albay Ramiz Bey, 14 Aralık’ta Yunanlılara karşı Ege’de bir muharebe yapılması hususunda komodor ve gemi komutanlarında oluşan Harp Meclisi’ni toplayarak muharebenin esaslarını belirledi.

Osmanlı donanması 16 Aralık’ta Yunan donanmasına karşı İmroz adası civarında harekete geçti. Muharebe için Osmanlı donanması şu şekilde gruplara ayrılmıştı:

- Donanma Komutan Vekili Albay Ramiz Bey Komutasındaki Ana Kuvvetler:

4 Zırhlı: Barbaros, Turgut Reis, Mesudiye, Asar-ı Tevfik,

4 Torpidobot: Demirhisar, Sivrihisar, Sultanhisar, Hamitabad

- Önyüzbaşı Hüseyin Rauf Bey Komutasındaki Birinci Muhrip Fırkası

1 torpido Kruvazörü: Berk-i Satvet

4 muhrip: Yadigâr-ı Millet, Muavenet-i Milliye, Taşoz, Basra

- Yüzbaşı Hakkı Eşref Komutasındaki İkinci Muhrip Fırkası

1 Kruvazör: Mecidiye

3 Muhrip: Numune-i Hamiyyet, Gayret-i Vataniye, Yarhisar(Komodor fırkası)              

- Üçüncü Fırka: Tamir gemisi Tir-i Müjgan, Hastane Gemisi Reşitpaşa, Mayın Gemisi İntibah, Samsun muhribi, Akhisar Torpidobotu.

16 Aralık 1912 Pazartesi günü Osmanlı donanmasını oluşturan gemilerden 1. Muhrip Fırkası 07.00’da, İkinci Muhrip Fırkası 07.05’te, Albay Ramiz Bey komutasındaki Ana Kuvvetler 07.35’te ve Üçüncü Fırka da 08.00’da harekete geçti. 08.15’te Birinci Muhrip Fırkası Seddülbahir’e geldi. Buradan Yunan gemileri görülüyordu. İkinci Fırka 08.20’de Kumkale’ye geldi ve Bozcaada’ya gitmeyi uygun görmeyerek burada kaldı. Üçüncü Fırka saat 09.50’de planlanan görev yerine ulaşabildi. Muharebe Filosu 08.15’te Soğanlıdere’ye geldi. 09.39’da Yunan donanması Barbaros’un pruvası istikametine geldi. Averoff ile Barbaros arasındaki uzaklık 9000 metre idi. Barbaros ateşe başladı, üç dakika sonrada Yunan donanması ateş açtı.

İmroz Deniz Muharebesi’nin resmî raporunda bu durum şöyle belirtilmektedir: “İlk ateş filomuz tarafından açıldı. Atılan ilk mermiler, düşmana pek yakın düşüyor ve tezyidi sürat edinceye kadar, sükûtlar muntazam vaki oluyordu. Başla ateş emrinden sonra plan mucibince donanmamız Averoff üzerine konsantre etti. Bu esnada Averoff’un baş tareti civarında siyah bir dumanın suudu, atılan mermilerden isabet vaki olduğunu gösterdi. İsabeti müteakip Averoff’un baş tareti ile sancak omuzluğundaki tareti sukut ettiği ve bilahare ateşe iştirak etmedikleri görüldü. Averoff’un endahtı me’mûl edildiği kadar seri olmadı. Attıkları mermilerin kffesi âli feveranlı idi. Ekserisi toptan çıkar çıkmaz iştial ederek Averoff’un tûlünce ve pek yakınında köpüklü su kütlesi kaldırıyor ve intişar eden humbara dumanı ile beraber Averoff’u nazarımızdan tamamen setrediyordu.”

Osmanlı donanmasının Averoff’a yüklenmesi üzerine saat 09.47’de Komodor İyen’in emri ile Averoff müstakil hareket etmeye başladı. Rotasını kuzey ve hemen sonra kuzey doğuya yöneltti hızını da 20 mile çıkardı. Osmanlı donanmasına ait Birinci Fırka mesafenin kısalmasına rağmen rotasının değiştirmedi. Osmanlın filosu ile Yunanlıların ikinci fırkası arasında mesafe 10 15’te 5000 metreye indi. İki dakika sonra Averoff’la, Barbaros arasındaki mesafe 3200 metre düştü. Barbaros bu sırada iskele bordasından 19’luk bir humbarayla isabet aldı. Ancak tam bu sırada torpido hücumu yapılması gerekirken torpido personeline torpido hücumu kısmında verilen derslerde gündüz torpido hücumu yapılmayacağı telkini ile verilen emrin görülmemesi nedeniyle torpido hücumu gerçekleşmedi. Barbaros’un baş taretinden atılan bir top Averoff’un zırh kuşağını çatlattı. Averoff’un torpido atmasından korkan Birinci Filo Komutanı ile Averoff’tan torpido atıldığını gördüğünü belirten Barbaros’un komutanı “hep birden 16 kerte sancağa devir” emri ile tüm gemiler bulunduğu yerde devre başladılar.Savaşın en kritik anı saat 10.17’dedir. Yaralı Yunan gemisi Averoff, Osmanlı donanmasının hedefi içinde ve yaralı durumdadır. Bu anı Donanma Komutan Vekili Ramiz Bey savaş raporunda şöyle kaydetmiştir: “Mesafe 3000’e pek terekküz edince Averoff’un torpido endaht ettiğini ve pruvamızdan geçtiğini ifade ediyorlar. Barbaros’un düşman gemisine olan mesafesi 3200 iken sefain yekdiğerinin ateşine maske etmemek, menzili artırarak torpido mesafe-i müessiresinden çıkmak üzere 10.17’de bir anda 16 kerte sancağa tebdili rota edildi. 10.20’de Mesudiye rehber olmuştu...”

Bu sırada bir başka durum ortaya çıkmıştır. Resmî raporda Donanma Komutanı Vekili Ramiz Bey torpido hücumu yapılması emrini verdiğini belirtmiş fakat bu emir görülmemiştir. Müstakil Fırka Komutanının bu dakikalara ait savaş raporunda torpido hücum işaretinden hiç söz edilmediği gibi saat 10.00’da “16 kerte iskeleye devredilerek” güney yönüne doğru hareket edildiği belirtilmektedir. Birinci Muhrip Fırkası Komutanı Rauf Bey’in raporunda ise “09.35’te Barbaros’tan atılan ilk mermiyi müteakip, tarafeynin ateş teatisine başlamaları üzerine filonun sancak tarafında bulunarak inkişafat icra etmek üzere müstakil destroyer fırkası İmroz’un Kefalo Burnuna ve Karayele takriben 9 mil seyrederek bu cihet düşmandan azade görülmekle saat 10.00’da on altı kerte iskeleye icra edildi.” denilmekte ve torpido hücumu işaretinden bahsedilmektedir. Basra muhribinin ve Taşoz muhribinin raporlarında da bu konudan hiç bahsedilmemektedir.

Görüleceği üzere bütün resmî savaş raporlarında ve gemilerin seyir ve liman jurnallerinden Donanma Komutan Vekili’nin torpido hücum işareti çektiği veya Müstakil Fırkanın torpido hücum yaptığı hakkında bilgi ve kayıt bulunmamaktadır. İmroz Deniz Muharebesi Barbaros Hayrettin zırhlısının 09.39’da ateşi ile başlamış, üç dakika sonra da Averoff buna karşılık vermiş ve savaş 10.55’de iki donanmanın birbirinden oldukça fazla uzaklaşması ile sona ermişti. Yunan donanmasının hızı Osmanlı donanmasına göre daha fazla olması dolayısıyla Yunan donanması daha evvel ateş kesmiş ve savaş alanından ayrılmıştı.Saat 11.50’de Barbaros zırhlısı on altı kerte sancağa dönerek diğer gemilerle birlikte Çanakkale’ye doğru yönelmiştir. 12.00’da Üçüncü Fırkaya mensup gemiler ve hastane gemisi Reşitpaşa’nın limana dönmeleri emredildi. Reşitpaşa 14.00’da Tir-i Müjgan 14.05’te ve İntibah 14.15’te Nara önlerine geldiler. İkinci Fırkaya mensup gemiler ile Üçüncü Fırkaya mensup Samsun ve Akhisar gemileri de 14.00’da Nara’ya geldiler. İmroz Deniz Muharebesi’nde Osmanlı donanması Barbaros, Turgut Reis, Mesudiye, Asar-ı Tevfik- Muavenet-i Milliye gemilerinden 1407 mermi attı bunların 313’ü ağır geriye kalan 1094’ü ise orta ve küçük boyda idi. Atılan mermilerin on beşi Averoff’a isabet etti. Bu savaşa Yunanlılar dört zırhlı, on torpido ve bir denizaltı ile katıldılar. Osmanlı donanması ise dört zırhlı, dört torpidobot, bir torpido kruvazörü, yedi muhrip ile katıldı. Ayrıca Osmanlı donanmasının bir tamir gemisi, bir hastane gemisi, bir mayın gemisi ile İntibah ve Samsun muhribi ile Akhisar torpidobotu boğaz önünde idi.

Yunan donanmasının harekât kabiliyeti daha fazla idi. Turgutreis ve Barbaros zırhlılarının topları üç dakikada tek mermi atarken, Averoff’un topları dakikada üç mermi atabiliyordu. Osmanlı zırhlıları saatte 16 mil hız yaparken, Averoff 22 mil hız yapıyordu. İmroz Deniz Muharebesi’ni gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Yunanistan kazandığını ilân etti. Bu savaş her iki taraf içinde sonuçsuz kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu Yunan donanmasını imha için yakaladığı fırsatı değerlendirememiş, Yunan donanması da savaş alanını terk etmiştir. Ancak Osmanlı İmparatorluğu Ege’deki tüm adaları kaybetmiş ve Londra Antlaşması’nda büyük devletler Ege adalarını Yunanistan’a vermişlerdir.  Osmanlı İmparatorluğu II. Meşrutiyetten üç yıl sonra Trablusgarp Savaşı’nda Akdeniz adalarına (Oniki Ada), dört yıl sonra da Kuzey Ege adalarını yitirmiştir.  

Öncelikle, II. Meşrutiyetten sonra donanmanın gençleştirilmesi için donanma personeli azaltılmış, sayısı 7000’den 4600’e düşürülmüş, Harbiye Nezareti ile Bahriye Nezareti arasında gerekli koordinasyon sağlanamadığından verilen emirler konusunda Nezaretler arasında bilgi eksikliği doğmuştur. Ayrıca Karadeniz ve Ege Denizi cepheleri Başkomutan Vekili Nazım Paşa’nın donanmanın idaresini fiilen eline alması dolayısıyla bir kara cephesi gibi idare edilmek istenmiştir. Balkan Savaşı başında Donanma Komutan Vekilliğine Albay Ramiz Bey atanmıştı. Nazım Paşa ile Donanma Komutan Vekilleri arasında sürekli donanmanın onarılması tartışmaları yaşanmış ancak bu problem bir türlü çözülememiştir. O nedenle İmroz Deniz Muharebesi sırasında sık sık arızalar yaşanırken, gemilerin ikmallerinde sorunlarla karşılaşılmıştır. Ayrıca Donanma Komutanlığı’nda Alman Deniz Müsteşarı Amiral von Tirpitz’in önerisi ile sırf Averoff’u batırmak için “Müstakil Fırka” kurulmuş ve bu fırka başına buyruk hareket eder olmuştur.  Özellikle İmroz Deniz Savaşı sırasında filotillaya torpil hücumu yapılması emrinin yerine getirilmemesi veya bu emrin görülmememsi Balkan Deniz Savaşlarında kaçırılmış en önemli fırsattı. Eğer Averoff batırılsa veya ağır yaralanıp kullanılmaz hale getirilse idi Ege adaları tekrar Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçebilirdi.      

Sonuç olarak şu belirtilebilir ki, İmroz Deniz Muharebesi sırasında donanmada görülen aksaklıklar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde aşağı yukarı her alanda yaşanan aksaklık ve güçlüklerin bir yansımasıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda siyasetin orduya ve donanmaya sirayet etmesi birlikler arasında koordinasyonu yok etmekle kalmamış komutanlar arasında kendini ön plana çıkarma ve kendini her şeyin üstünde görme düşüncesi kişisel hırsı körüklemiş halka ve orduya zarar vermiştir. Kuzey Ege adalarının kaybedilmesiyle donanma Marmara’ya hapsolurken, adalarda yaşayan halk da göç etmek zorunda kalmış bu da Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu savaş ortamında yeni karmaşaya, acılara ve problemlere neden olmuştur. 

1122 kez okundu
site ekle