YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Turları
29 Mayıs 2018 tarihinde eklendi

Osmanlı İmparatorluğu’nda Kurulan Gençlik Cemiyetleri ve Çanakkale

İttihat ve Terakki Cemiyeti, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra bir süre diğer partiler ve cemiyetlerle mücadele ettikten sonra 1913 yılında Babıâli Baskını’ndan sonra siyasal yaşamda tek parti olarak kalmıştı. İttihat ve Terakki gücünü devam ettirmek üzere bu tarihten itibaren askeri yapıyı esas alan paramiliter gençlik örgütleri kurmaya karar verdi. Bu amaçla 1913 yılı Haziran ayında “Türk Gücü Cemiyeti”ni kurdu. Kurucuları ve ilk yönetim kurulu Miralay Cemal Bey (Cemal Paşa), Atıf Bey (Mülkiye Mezunu), Falih Rıfkı (Atay) Bey, Dr. Tevfik Rüştü (Aras) Bey, Ethem Nejat Bey (Manastır Öğretmen Okulu Eski Müdürü), Basri Bey (Nancy Ziraat Mektebi Mezunu), Kuzucuoğlu Tahsin Bey (Makine Mühendisi)’di. Cemiyet, İttihat ve Terakki’nin gençlik örgütüydü. İttihat ve Terakki’nin İkinci Meşrutiyet’ten sonra kurduğu Türk Gücü Spor Kulüpleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Lokallerinde çalışmaktaydılar. Cemiyet, İttihat ve Terakki’nin gençlik örgütüydü. Türk Gücü Cemiyeti, bir spor ve izcilik kuruluşuydu.

İttihat ve Terakki’nin ikinci gençlik örgütü 28 Mayıs 1914’te kurulan Osmanlı Güç Cemiyeti’ydi. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Liman Paşa’dan evvel İstanbul’daki Alman Islahat Heyeti Başkanı von Der Goltz’un Almanya’da teşkil ettiği “Kairserlich Deutsche Jugendwehr benzeri bir derneğin Türkiye’de de oluşturulmasını Osmanlı Harbiye Nezareti'ne bir proje ile teklif etti. Mareşal’in projesine göre bu derneklerin kurdurulmasındaki amaç, daha askerlik yaşına gelmemiş ancak birkaç yıl içerisinde askere alınacak olan gençlerden oluşan güçlü bir ihtiyat ordusunun hazır bulundurulmasıydı. Osmanlı Güç Cemiyetleri’nin kuruluş yeri İstanbul Harbiye Nezareti ve kurucuları da tüzüğünde; Başbuğ Harbiye Nazırı Enver Paşa, Dr. Nazım, Eyüp Sabri, Burdur Mebusu Atıf Bey, Lazistan Mebusu Sudi Bey, Dr. Rusuhi Bey ve Ziya Gökalp Beylerdi. Osmanlı Güç Cemiyetleri, Enver Paşa tarafından yeterli bulunmayarak konu Enver Paşa tarafından Heyet-i Vükela’ya getirdi ve Osmanlı Güç Cemiyetleri 17 Nisan 1916 tarihinde Osmanlı Genç Dernekleri’ne dönüştürüldü ve yeni bir yapılanmaya gidilmesi kararlaştırıldı.  Osmanlı Güç Cemiyetleri’nin yerini alan Genç Dernekleri projesini yürütmek üzere konuyla ilgili tecrübesi olan Alman Albay von Hof, 1916 yılında İstanbul’a davet edildi ve von Hof 1916 yılı Şubat ayında İstanbul’a geldi. Bir aylık bir çalışmadan sonra Osmanlı Genç Dernekleri Genel Müfettişliği’nin Harbiye Nezareti emrinde ve Tümen Komutanı yetkisinde çalışması kararlaştırıldı. Bu karar 1.Ordu Komutanlığı ile ilgili diğer komutanlıklara bildirildi. Osmanlı Genç Dernekleri hakkındaki geçici kanun Sultan Mehmet Reşat tarafından 17 Nisan 1916 tarihinde 411 sayılı kanun olarak onaylandı ve 22 Nisan’da da Takvim-i Vakayi’de yayınlandı.

Osmanlı Genç Dernekleri; henüz askerlik çağına gelmemiş olan gençleri bilgili, fiziki olarak iyi gelişmiş, ruhen ve bedenen sağlıklı, gerekli askeri eğitimi almış bir milis kuvveti olarak hazırlamayı, ülkesi için yararlı kişiler haline getirmeyi amaçlamaktaydı. Gençler yaşlarına göre farklı eğitime tabi tutulacaktı. 12-17 yaşları arasında olanlar Gürbüz Derneği, 17 yaşından yukarı olanlar Dinç Derneği olarak örgütlendiler. Bu derneklerde gençler,  orduda düzenin ve emre itaatin sebepleri ve önemi anlatılarak onların asker olmadan bunun önemini anlamaları sağlanacak ve daha sonra askere alındıklarında iyi birer asker olmaları amaçlanmıştı. Genç Dernekleri’nde yetenekli, çalışkan, sağlıklı, vatan ve millet sevgisi kazanmış, zorluklardan yılmayan, mücadeleci, sorunlara çözüm getirebilen ve sosyal hayata hazır gençler yetiştirilecekti.  Bu amaçla spor ve saha eğitimi yanında üç tane mecmua ve gerekli kitapların da yayınlamasına karar verildi. Genel Müfettişlik bir taraftan gazetelere makaleler yazarak, diğer taraftan konferanslar, sinema gösterileri ve tanıtım toplantıları yaparak Genç Derneklerinin amacını anlatmaya çalıştı. Genel Müfettişlik, Genç Dernekleri’nde görev yapacak rehberleri yetiştirmek için İstanbul’da eğitici kurslar düzenledi. Çeşitli vilayetlerden seçilerek gönderilen kursiyerlere ilk kursları 29 Haziran 1916 günü Harbiye Nezareti’nde verilmeye başlanıldı. Burada yetiştirilen rehberler Genç Dernekleri’nde önemli görevler aldılar. 1917 Eylülüne kadar Genel Müfettişlik tarafından üç bine yakın rehber yetiştirilmişti. Osmanlı Dâhiliye Nezareti’nde Mahalli İdareler Müdürü Süleyman Fehmi Bey gerekli girişimleri yaparak İstanbul’daki Genç Dernekleri Genel Merkezi Müfettişliği ile taşrada vilayetler arasında koordinasyonu sağladı. Genç Dernekleri Genel Müfettişliği; biri Genç Dernekleri’nin yararlarından, diğeri talimatnameden, üçüncüsü de ilk yardım ve koruyucu tıp konulandan bahseden üç mecmua yayınlayacaktı. Genel Merkez Anadolu’ya bir seyahat düzenleyerek çeşitli şehirlerde konferanslar verecek ve rehberleri eğitecekti. Vilayetler ve bağımsız liva, vali veya mutasarrıflar tarafından İstanbul’a birer öğretmen gönderilerek bunlar Darülfünun Salonunda on gün süreyle kursa katılacaklardı. Vilayet Genç Dernekleri genel bir rehber tarafından yönetilecek, rehber ve rehber yardımcıları bu genel rehbere bağlı olarak çalışacaklardı. Bunlar Genel Müfettişlikle doğrudan irtibat kuramayacaklardı. Bağımsız livalarda da aynı yetkileri olan birer rehber bulunacaktı. Aylık bir mecmua yayınlanacaktı. Genç Dernekleri’ne bir bütçe ayrılacak Genel Müfettişlik bu bütçeyi kullanmaktan sorumlu olacaktı. Kısa sürede kuruluşunu tamamlayan Osmanlı Genç Dernekleri derhal ülke çapında teşkilatlandılar. 1917 yılı Temmuz ortalarına kadar Genç Dernekleri'nin teşkilatlanması şu şekilde gerçekleşmişti: Vilayetlerde; İstanbul, Edirne (20 adet), Erzurum, Adana (13 adet), Ankara (77 adet), Aydın (54 adet), Bitlis (1 adet), Bağdat (15 adet), Basra, Beyrut (2 adet), Halep (2adet), Hicaz, Hüdavendigar (Bursa) (37 adet), Cezair-i Bahr-i Sefid, Diyarbakır (1 adet), Sivas (35 adet), Suriye (1 adet), Trabzon, Kastamonu (51 adet), Konya (38 adet), Mamuretülaziz (3adet), Musul (1 adet), Van, Yemen, olmak üzere toplam 351 adetti.

Müstakil Livalarda; Urfa Sancağı (1 adet), İzmit Sancağı (30 adet), İçel Sancağı, Canik Sancağı (14 adet), Cebel-i Lübnan Sancağı (1 adet), Çatalca Sancağı (8 adet), Zor Sancağı (1 adet), Asir Sancağı, Kuds-i Şerif Sancağı (1 adet), Karesi Sancağı (114 adet), Kala-i Sultaniye Sancağı (2 adet), Kayseri Sancağı (4 adet), Karahisar-ı Sahip Sancağı (11 adet), Kütahya Sancağı (105 adet), Menteşe Sancağı, Maraş Sancağı (7 adet), Niğde Sancağı (7 adet), Medine-i Münevvere Muhafızlığı olmak üzere toplam 355 adetti. 1917 yılı Temmuz ayında ülke çapında Genç Derneklerinin sayısı toplam 706 taneydi.

1918 yılı Şubat ayına kadar; Kala-i Sultaniye’de, Biga Osman Gazi Numune Mektebi ve Darü’l-Muallimini’nde, Ezine Süleyman Paşa Numune Mektebi’nde Genç Dernekleri açıldı. Sadık Sarısaman’ın verdiği bilgiye göre; 18 Haziran 1917 tarihi itibarı ile Biga’da Genç Dernekleri’ne kaydolanların sayısı 12 yaşındakiler 471, 13 yaşındakiler 947, 14 yaşındakiler 1022, 15 yaşındakiler 948, 16 yaşındakiler 764, 17 yaşındakiler 1016 kişi olmak üzere toplam 5168 kişi idi.  Gürbüz Dernekleri'nde her 60 gençten, mekteplerde ise bir sınıf gençlerinden ibaret bulunmak üzerekısımve Dinç Dernekleri’nde 180 gençten bir bölük teşkil edildi. Her bölük 60’şar kişilik üç takımdan oluşacaktı. Genç Dernekleri'nin bulunduğu yerlerdeki askeri birlikler, gürbüzlerin ve dinçlerin askeri talimhanelerden faydalanabilmelerine izin vereceklerdi. Talim sırasında ihtiyaç duyulan malzemeler askeri birliklerden sağlanacak ve talim sonrasında birliğe iade edilecekti. Talimler haftada üç gün olarak planlanmıştı. Bunlardan ikisi birer saatlik “Beden Terbiyesişeklinde yapılacak, her hafta bir defa da tatbikat gerçekleştirilecekti.

Beden Terbiyesi için okulların jimnastik salonlarından ve jimnastik aletlerinden de gerektiğinde yararlanılacaktı. Ama genellikle Genç Dernekleri talimlerini açık havada ve arazi üzerinde gerçekleştirileceklerdi. Beden Terbiyesinde; çoğunlukla dağcılık ve jimnastik hareketleri için koşu, sıçrama, tırmanma ve taş atma eğitimleri de yapılacaktı. Bunlar çeşitli niteliklerde olup genellikle; tahammül koşusu, kademe yarışı, ağaçlara, duvarlara, taş ocaklarına, yamaçlara, çit1ere tırmanma biçiminde gerçekleştirilecekti. Genç Dernekleri’nde bir de kıyafet yönetmeli bulunuyordu. Buna göre; Dinçler kabalak, Gürbüzler de sağ kola beyaz eğli bir şerit takacaklardır. Mümkün olduğu takdirde şeritler üzerine mahalli dernek ismi yazılacaktır. Elbise yaptırılması masrafa yol açmamak için zorunlu değildir. Ancak ille de bir elbise yaptırmak gerekiyorsa haki renkte, önde dört cebi olan devrik yakalı bir ceket giyilecektir. Dinçler ve gürbüzler üzerine bağlı oldukları mahal derneğin ismini yazdıracaklardır. Haki renkte külot, pantolon, dolak, bağlı ayakkabı, kaput kıyafeti tamamlayacak; sırt çantası ve su matarası da teçhizat olarak bulundurulacaktır. Osmanlı Genç Dernekleri’nin ömrü Birinci Dünya Savaşı ile sınırlı kalmamış, Mondros Mütarekesi sonrasında da varlığını devam ettirmiştir. Bu dernek, Cumhuriyet Türkiye’sine de esin kaynağı olmuş, 1924 yılında İnkılâp Gençleri Dernekleri Kanun Layihası” hazırlanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuş ancak Maliye Bakanlığı’nın bütçeden böyle bir teşekküle para ayırmanın imkânı olmadığı gerekçesiyle İnkılâp Gençleri Derneği kurulamamıştır. Ancak Cumhuriyet döneminde gençler yaz aylarında belirli süreler yaz kamplarına alınarak askerlik ve ebeden eğitimi konusunda yurt savunmasına hazırlık eğitimleri almışlardır. 

630 kez okundu
site ekle