YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Turları
10 Ocak 2017 tarihinde eklendi

İsmi Bir Bucağa Verilen Ali Fuat Cebesoy

10 Ocak 1968 Atatürk’ün en yakın candan arkadaşı Ali Fuat Cebesoy aramızdan ayrıldı. Ömrünü vatana hizmetle geçiren Ali Fuat Paşa’nın yeri cennet, kendisi bu memleketin bir bucağı oldu. Ali Fuat (Cebesoy), 1882 yılı Eylül ayında İstanbul’da doğdu. Türkiye Cumhuriyeti ilk Bayındırlık Bakanı Emekli Korgeneral İsmail Fazıl Cebesoy’un oğludur. İlköğrenimini Erzincan’da, orta öğrenimini İstanbul’da Saint Joseph Lisesinde yaptı. Ali Fuat (Cebesoy), 1899 (1315) de Harp Okulu’na girdi. 9 Ocak 1901’de Harp Okulu’nu bitirdi. Harp Akademisi’nde öğrenimini sürdürerek 11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı oldu ve 5.Ordu Komutanlığı emrine atandı. Daha sonra sırasıyla Beyrut 3.Nişancı Taburu’nda, Selanik’teki 28.Süvari ve 15.Topçu Alayları’nda görev yaptı. 1908 yılına kadar Selanik’te 3.Ordu Müfettişliği Karargâhı’nda çalıştı.

Ali Fuat (Cebesoy), 13 Mart 1908-9 Ocak 1909 tarihleri arasında 3.Süvari Tümeni Kurmay Başkanlığı’nda ve Karaferya Bölgesi Komutanlığı’nda bulundu. Eşkıya takibinde gösterdiği başarı nedeniyle dördüncü rütbeden Mecidî Nişanı ile ödüllendirildi. 1909 yılı başında Roma Askerî Ataşeliği’ne atandı. 1 Ekim 1911’e kadar orada kaldı. 1911’de Binbaşı oldu. Trablusgarp Savaşı sırasında Adriyatik sahillerinde toplanan kuvvetlere silâh ve cephane göndermek üzere Avrupa’da ek görevler aldı. Ali Fuat (Cebesoy) Bey, Manastır’daki Ordu’da ve Üsküp’teki 3.Kolordu Karargâhlarında bulundu. Bu sırada, Tugay Komutanı olarak Arnavutluk ayaklanmasının bastırılmasına katıldı. Gösterdiği başarılar nedeniyle dördüncü rütbeden Osmanî ve üçüncü rütbeden Mecidî Nişanlarıyla ödüllendirildi. Rütbesi Binbaşılığa yükseltildi. Ali Fuat (Cebesoy), 1 Ekim 1911’de Garp Ordusu 1.Şube Müdürlüğü’ne, 20 Şubat 1912’de 1.Kolordu Kurmay Başkanlığına, sonra da 7.Kolordu Kurmay Başkanlığı’na atandı. İpek ve Yakova’nın asilerden arındırılması için 7.Kolordu tarafından teşkil edilen müfrezenin komutanlığını yaptı. 10 Kasım 1912 - Mart 1913 tarihleri arasında 23.Tümen Komutan Vekili olarak Yanya savunmasına katıldı. Bu harekâtta üç yerinden yaralanan Binbaşı Ali Fuat Bey Yarbaylığa yükseltildi. Yanya Kalesi’nin düşmesine rağmen Ali Fuat Bey’in komutasındaki “Pizani kahramanları” mevzilerini sonuna kadar savundular ancak Başkomutanlığın emriyle çekildiler.

15 Ocak-19 Eylül 1914 tarihleri arasında Şam’daki 8.Kolordu Kurmay Başkanlığı’nda bulunan Yarbay Ali Fuat Bey, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 19 Eylül 1914’te Şam’daki 25.Tümen Komutanlığı’na atandı ve tümeniyle Birinci Kanal Harekâtı’na katıldı. Buradaki başarıları nedeniyle 1915’te Albay oldu. Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyalarıyla ödüllendirildi. Alman Devleti de İkinci Demir Salip Nişanı’nı verdi. 1915 yılı Aralık ayında 25.Tümen Komutanı olarak atandı. 25. ve 14.Tümen Komutanlar ile birlikte Çanakkale bölgesine intikal eden Albay Ali Fuat (Cebesoy) Bey, Seddülbahir Muharebelerinin son safhasına katıldı. 20 Ocak-30 Eylül 1916 tarihleri arasında 14.Tümen Komutanı olarak Kafkas Cephesi’ndeki muharebelere katılan Albay Ali Fuat Bey, Çapakçur Muharebelerinde gösterdiği başarı nedeniyle Altın Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi. 30 Eylül 1916’da 5.Tümen Komutanlığı’na İkinci Gazze Muharebesi’nden sonra 20.Kolordu Komutanlığı’na atandı. Alman Devleti tarafından kendisine ikinci rütbeden Kılıçlı Askerî Liyakat Nişanı verildi. 12 Ocak-Nisan 1917 tarihleri arasında 2.Ordu Kurmay Başkanlığı, Nisan -30 Haziran 1917 tarihleri arasında, Üçüncü Gazze ve Filistin Muharebelerinde Cephe Komutan Yardımcılığı ve Kudüs müdafiliği yaptı. Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası ile ödüllendirildi. 1917’de Tümgeneral oldu ve Alman Devleti de Birinci Demir Salip Nişanı’nı verdi. 30 Haziran 1917-9 Eylül 1919 tarihleri arasında tekrar 20.Kolordu Komutanlığı yapan Ali Fuat Paşa, bir süre 7.Ordu Komutanlığı’na da vekâlet etti. Birinci ve İkinci Salt Muharebelerinde gösterdiği başarı nedeniyle 1918’de Kılıçlı İkinci Mecidî ve Kılıçlı İkinci Osmanî Nişanlarıyla ödüllendirildi. Alman Devleti Kırmızı Kartal, Avusturya -Macaristan İmparatorluğu da Demir Salip Nişanı verildi.

Eylül 1919-Haziran 1920’de 20.Kolordu Komutanlığı görevi saklı kalmak üzere Batı Anadolu Genel Kuva-yı Milliye Komutanı olarak görev yaptı. 26 Haziran-10 Kasım 1920’de Batı Cephesi Komutanı adı altında görevini sürdürdü ve aynı zamanda TBMM’nde milletvekili oldu. Buradaki hizmetleri nedeniyle Kırmızı Yeşil Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. 20 Kasım 1920 - Nisan 1922’de TBMM Hükümeti’nin Moskova Büyükelçiliği görevinde bulundu. Dönüşünde 21 Ekim 1923’e kadar TBMM İkinci Başkanlığı yaptı. Cumhuriyet’in ilanından sonra rütbesi Korgeneralliğe yükseltilerek 2.Ordu Müfettişliğine atandı. Meclis kararıyla, buradaki görevleri saklı kalmak üzere süresiz izinli sayıldı. 31 Ekim 1924’te Ordu Müfettişliği’nden istifa etti ve Ankara Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne döndü. 1 Ekim 1927’de, yasama görev süresi sona erdiğinde, ordu açığına alındı ve 5 Aralık 1927’de askerlikten emekliye ayrıldı. Askerlikten ayrıldıktan sonra Konya milletvekili seçildi. 1939’da Bayındırlık Bakanlığı, 1943’te Ulaştırma Bakanlığı yaptı. 1948’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. 1950’de Eskişehir milletvekili oldu. 1957’den 1960’a kadar İstanbul milletvekilliği yaptı. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın unutulmaz komutanı, Atatürk’e candan inanan ve mutlak güvenen bir insandı, Ali Fuat Paşa. Aradan kırkdokuz yıl geçtikten sonra arkasından ne yazılsa azdır. Hizmetleri, yaptığı görevler, o ortam ve o yıllarda değerlendirilirse derecesi çok büyüktür. Belirtmek de o kadar güçtür. Soyca paşazadelikten gelmesine rağmen saray hayatı ve binbir ikbali çok küçük görmüş; Anadolu’da başlamak üzere olan halk hareketinin ilk öncüsü olmuştur. Vatanseverliğini ve cesaretini “şövalye ruhlu” askerlik hayatını bu yurdun egemenliği uğruna kutsal davaya adamıştı. Atatürk’e mutlak bağlılığı onu unutulmazlar arasına yüceltmiştir. Ulusunun karanlık günlerinde davaya baş koyan evlatlarındandı. Hele böyle evlatların sayısının üçü beşi geçmediği bir dönemde… Ulusal Halk Hareketi’nin daha düşünce bile iken başındaydı. Ona Atatürk’ten ayrı düşünemeyiz, bu sıralarda. Anadolu’ya kutsal ateşi tutuşturmaya giderken Ulu Önder, 1919 yılının Şubat ayında verilen ilk tarihi garanti; “Paşam! Ben ve Kolordum daima emrinizdedir” Ali Fuat Paşa’nındı. 20.Kolordu Komutanı olarak gerçekte sözünde durdu. O ve kolordusu unutulur mu hiç? Amasya Tamimi’ne ilk bağlılığını bildiren komutandı. Kurucu Meclis statüsünde olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da toplanabilmiş ve Kurtuluş Savaşı başlatılmışsa onun Ankara’da güven veren kişiliğine sığınarak sağlanmıştır. Ankara’nın burnunun dibinde İngiliz birliklerini icabında ateşle Eskişehir’den o sürmüştü. Batı Cephesi Kuva-yı Milliye Komutanı Ali Fuat Paşa, elde hemen hiçbir kuvvet yokken Bursa, İzmit, Düzce, Geyve Cephelerinin uçan ve her yere yetişen “umut kartalı” idi. Hele Geyve Boğazlarının savunucusu Ali Fuat Paşa’yı nasıl anlatılabilir? İcabında makineli tüfek başında, icabında eldeki bir tek topun başında komutanlığını unutmuş, kendisinden geçmiş bir erdi. Atatürk onun için “Tam Asker” derdi. Her cepheye Hızır gibi yetişir, her boşluğu doldururdu.  Moskova Sefiri olarak sağladıkları o yokluk günlerinde küçük şeyler mi? Ali Fuat Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yüce başlarındandır.

Ali Fuat Paşa, 10 Ocak 1968’de bu dünyadan ayrıldı. Kurtuluş Savaşı kahramanı Ali Fuat Cebesoy’un cenazesi Geyve’deki Ali Fuat Paşa İstasyonu’na gömülecekti. Cenaze törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni Cumhuriyet Senatosu Başkanı İbrahim Şevki Atasagun ile Millet Meclisi Başkanı Ferruh Bozbeyli, hükümeti ise Devlet Bakanı Atabeyli ile Milli Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu temsil edecekti. İstanbul’da yapılan törene silah arkadaşı İsmet İnönü de katıldı. Tören 1.Ordu Komutanlığı tarafından düzenlendi. Şişli Camisi’nde kılınan cenaze namazından sonra Ali Fuat Paşa’nın naaşı Harbiye binasına kadar eller üzerinde taşındı. Orduevi önünde yapılan konuşmalardan sonra cenaze top arabasına yerleştirildi. Bu sırada merhum Ali Fuat Paşa’nın silah arkadaşı emekli Orgeneral Muharrem Mazlum İşkora şöyle konuştu: “Ben, Ali Fuat Paşa’yı Manastır’da Harp Okulu 3.sınıfta talebe iken tanımıştım. Meşrutiyetin ilanında bir kuzu ziyafeti sırasında merhum Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” temsili oynanırken kendisiyle daha da yakından tanışmak fırsatını bulmuştum. Bidayetten itibaren hürriyet işleri için mücadele edenler arasındaydı. Kumandan olarak Filistin Cephesi’nde çarpışırken ben de 23.Kolordu’nun Harekât Subay idim… Onun liderliğini hep hissettim.”

Ali Fuat Paşa’nın naaşı buradan Üsküdar yolu ile askeri araçların refakatinde Adapazarı’na götürüldü. Geyve yakınlarında Ali Fuat Paşa İstasyonu yakınındaki merhumun vasiyet ettiği caminin bahçesine gömüldü.  İstanbul Valisi Vefa Poyraz, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay adına törenin yapıldığı gün saat 10.30’da Ali Fuat Paşa’nın ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Ziyarette Garnizon Komutanı Korgeneral Zeki İlter de hazır bulundu.  Ali Fuat Cebesoy’un, “Milli Mücadele Hatıraları”, “Moskova Hatıraları”, “Birüssebi-Gazze Meydan Muharebesi ve 20.Kolordu”, “Sınıf Arkadaşım Atatürk”, “Siyasi Hatıralar” ve “Mustafa Kemal Milli Lider” adlarını taşıyan yayımlanmış altı kitabı bulunmaktadır.  Ailesi istemediği için naaşı Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledilmedi. 

957 kez okundu
site ekle